Yıldız Çağrı Atiksoy Fan Clup©2009
Sevgili Misafirler Sitemizdeki Konuları Görebilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.

Yıldız Çağrı Atiksoy Fan Clup©2009


 
AnasayfaAnasayfa  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  İletişimİletişim  

Paylaş | 
 

 Öğretici,düşündürücü kısa kısa hikayeler....

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
DEFNE
Yıldızlım
avatar

Kadın çin astrolojisi : Köpek
Mesaj Sayısı : 558
Yaş : 23
Nerden : yıldızımın içinden
Kayıt tarihi : 15/03/09

MesajKonu: Öğretici,düşündürücü kısa kısa hikayeler....   Perş. Nis. 30, 2009 9:37 pm

İKİ SİMGE

Yaşlı kızıldereli reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede
birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı. Köpeklerden
biri beyaz, biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli
o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.


Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt
köpeğiydi bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu
düşünüyor, dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu ve renklerinin
neden illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla,
sordu dedesine: Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.

- "Onlar" dedi, "benim için iki simgedir evlat."

- "Neyin simgesi" diye sordu çocuk.

- "İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik
ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe
ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.

Çocuk, sözün burasında; 'mücadele varsa, kazananı da olmalı' diye
düşündü ve her çocuğa has, bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:

- "Peki" dedi. "Sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?"

Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa.

- "Hangisi mi evlat?
Ben, hangisini daha iyi beslersem!"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.yildizcagriatiksoy.benimforum.biz
DEFNE
Yıldızlım
avatar

Kadın çin astrolojisi : Köpek
Mesaj Sayısı : 558
Yaş : 23
Nerden : yıldızımın içinden
Kayıt tarihi : 15/03/09

MesajKonu: Geri: Öğretici,düşündürücü kısa kısa hikayeler....   Perş. Nis. 30, 2009 9:38 pm

PENCERE

Genc bir cift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine tasinmislar. Sabah kahvalti yaparlarken, komsu da camasirlari asiyormus. Kadin kocasina ' Bak, camasirlari yeterince temiz degil, camasir yikamayi bilmiyor, belki de dogru sabunu kullanmiyor.' demis. Kocasi ona bakmis, hicbir sey soylememis, kahvaltisina devam etmis.
Kadin, komsusunun camasir astigini gordugu her sabah ayni yorumu yapmaya devam etmis.
Bir ay kadar sonra, bir sabah, komsusunun camasirlarinin tertemiz oldugunu goren kadin cok sasirmis 'Bak' demis kocasina ' Camasir yikamayi ogrendi sonunda, merak ediyorum, kim ogretti acaba ?'

Kocası: 'Ben bu sabah biraz erken kalkip penceremizi sildim' diye cevap vermis.

Hayat boyle degil midir ?


Baskalarini izlerken gorduklerimiz, baktigimiz pencerenin ne kadar temiz olduguna baglidir. Birini elestirmeden ve hemen yargilamaya davranmadan once zihin durumumuza bakmak ve 'iyi' olani gormeye hazir olup olmadigimizi farketmek guzel bir fikir olabilir ...


Asrın mütefekkirinin de söylediği gibi;
Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.yildizcagriatiksoy.benimforum.biz
DEFNE
Yıldızlım
avatar

Kadın çin astrolojisi : Köpek
Mesaj Sayısı : 558
Yaş : 23
Nerden : yıldızımın içinden
Kayıt tarihi : 15/03/09

MesajKonu: Geri: Öğretici,düşündürücü kısa kısa hikayeler....   Perş. Nis. 30, 2009 9:46 pm

RÜYA'da Bildirilen 5 Mesaj

Peygamberlerden birisi, bir gün bir rüyâ görür. Rüyâsında kendisinden, sabahleyin kalkınca karşısına ilk çıkan şeyi yemesi, ikinci olarak karşılaştığı şeyi gizlemesi, üçüncü olarak karşılaştığı şeyi kabûl etmesi, dördüncü olarak, karşılaştığını yeise, ümitsizliğe düşürmemesi, beşinci olarak karşılaştığından da kaçması istenir.

Sabah olur. O peygamber aleyhisselâm kalkınca, karşısında gözüne ilk çarpan büyük ve kapkara bir dağ olur. Bu manzara karşısında duraklar, hayrete düşer ve kendi kendine, “Rabbim bana onu yememi emretti. Rabbim bana, gücümün yetmeyeceği şeyi emretmez” diye düşünür.

Onu yemeğe azmederek oraya doğru yürür. Fakat yanına yaklaşınca dağ birden küçülür, küçülür ve baldan daha tatlı bir lokma hâline gelir. Peygamber onu yiyerek yola koyulur.

Biraz gidince karşısına altın bir tas çıkar. Hemen bir çukur açarak onu toprağa gömer ve tekrar yola koyulur. Fakat biraz gittikten sonra dönüp arkasına baktığında altın tasın toprağın üstüne çıkmış olduğunu görür. Geri döner. Onu tekrar gömerek yine yoluna devam etmek üzere hareket eder. Fakat biraz gidince yine dönüp geriye baktığında, altın tasın yine dışarıda olduğunu hayretle müşâhede eder. Bu dönüp gömmeler birkaç defa tekrarlandığı hâlde altın tas yine üste çıkar. Nihâyet peygamber, “Ben, Rabbimin bana olan emrini yerine getirdim” diyerek onu gömmek için bir daha geri dönmez ve yoluna devam eder.

Biraz gidince, kendisine doğru gelen bir kuşla karşılaşır. Kuşun peşinde de bir şâhin var. Kuş, “Ey Allahın nebîsi, beni kurtar” diyerek Peygamberden yardım ister, Peygamber de onu himâyesine alarak, “Üçüncü olarak karşılaştığın şeyi kabûl et” emri gereğince onu yeninin içine saklar.

Bu arada onu avlamak için peşinden gelmekte olan şâhin gelip, “Ey Allahın nebîsi, ben aç idim. Sabahtan beri onu avlayıp karnımı doyurmak için uğraşıyordum. Tam yakalayacağım sırada onu benden aldın. Rızkıma mâni olma!” der. Bu sırada Peygamber aleyhisselâm, “Benden, üçüncü olarak karşılaştığımı kabûl etmem, dördüncü olarak karşılaştığımı da yeise düşürmemem istenmişti. Üçüncü bu kuş. Onu kabûl edip kurtardım. Ya dördüncüyü ne yapayım? Onu ümitsizliğe düşürmemem lâzım” diye düşünür. Yanında bulunan etten biraz keserek beklemekte olan avcı kuşa atar. O da onu alıp gider. O uzaklaşınca saklamakta olduğu kuşu da salıvererek yoluna koyulur.

Yolda ilerlerken beşinci olarak pis kokulu bir cîfe, pislik ile karşılaşır. Geceki rüyâ gereğince ondan da süratle uzaklaşır. O gece rüyâsında kendisine gündüz olan hâdiselerdeki hikmet, sır şöyle izâh edilir:

“Birinci olarak, çok büyük ve kapkara bir dağ olarak gördüğün ve sonradan baldan daha tatlı bir lokma hâline gelen şey, öfke ve kızgınlıktır. Öfke, önce büyük bir dağ hâlindedir. Sabır edildiği ve yenildiği zaman baldan daha tatlı bir lokma olur.

İkinci olarak karşılaştığın altın tas, güzel ve iyi amellerdir. İyi ve güzel ameller, hareketler, davranışlar ne kadar örtülürse örtülsün, yine de açığa çıkar ve kendilerini belli ederler.

Üçüncü olarak, sakladığın kuş, sana sığınana ihânet etmemeni, himâyene almanı öğretmek istemektedir.

Dördüncü hâdise, birisi senden bir şey istedi mi, kendi ihtiyâcın olsa bile onun hâcetini görmek gerektiğine işârettir.

Beşinci olarak karşılaştığın ve kendisinden kaçtığın pis kokulu cîfe gıybete işârettir. Gıybet eden, ötekini-berikini çekiştiren insanlardan, pis kokulu cîfeden kaçarcasına kaç!..




Arkadaşlar devamı yorumlarınızdan sonra......
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.yildizcagriatiksoy.benimforum.biz
Mimzy~
Özel Üye
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 6456
Kayıt tarihi : 10/04/09

MesajKonu: Geri: Öğretici,düşündürücü kısa kısa hikayeler....   Cuma Mayıs 01, 2009 11:36 am

Paylaşımın İçin Saol Canım Çok Güzellermiş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.kayipprensesfanclub.eniyiforum.org
Defn(e)Lif
Üye
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 78
Kayıt tarihi : 10/05/09

MesajKonu: Geri: Öğretici,düşündürücü kısa kısa hikayeler....   Ptsi Mayıs 11, 2009 5:54 pm

sağoL..=)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.miniqerenfan.nice-forum.net
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Öğretici,düşündürücü kısa kısa hikayeler....   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Öğretici,düşündürücü kısa kısa hikayeler....
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Öldür beni anne :(:(:( beni ağlatan hikaye...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Yıldız Çağrı Atiksoy Fan Clup©2009 :: Genel :: Serbest Kürsü-
Buraya geçin: